FED ve ECB faiz artırım görünümleri farklılaştı: EUR 9 ayın zirvesinde – 2022

Merhaba,

Geçen haftanın ikinci yarısında Londra temasları için yurtdışında olmam nedeniyle kıymetli okurlarımızdan ayrı kaldık. Dönüş yolunda da 6 saat rötar ile karşı karşıya kalınca dün sabah da bültenimizi kaleme alamadık. Birkaç günlük arayı telafi etmeye çalışarak sıcak bir günaydın ile kolları sıvayalım.

Türk mali piyasalarında TL’nin yatay seyri korunmaya devam ederken, piyasaların gözü 14 Mayıs tarihinde yapılması beklenen ve ekonomi politikalarında köklü değişimi de beraberinde getirebilecek seçimlere çevrildi. Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlerin belirlenen tarihten önce yapması için 10 Mart’ta cumhurbaşkanı olarak başvuruda bulunacağını ve seçimlerin 14 Mayıs’ta yapılacağını söyledi.

Londra temasları sırasında seçim başlığının en sıcak günde maddesi olarak takip edildiğini gözlemlerken, henüz gerek muhalefet cephesinde bir adayın ön plana çıkmaması veya TL’nin kamu kontrolünde devam eden sakin seyrine paralel ciddi bir fiyatlamanın da gündemde olmadığını gözlemledim. Üzerinde tek mutabık kalınan zemin ise, mevcut yönetimin tekrar seçilmesi durumuna başta cari fazla odaklı ‘alışılagelmişin’ dışındaki ekonomi politikalarını uygulamaya devam edeceği, muhalefetin ise izlenen tüm ekonomi politikalarını terk ederek ortodox bir para politikası izleyeceği yönünde.

13 Ocak ile biten haftada TCMB’nin brüt döviz rezervlerinin 0,5 milyar dolar azalışla 79,2 milyar dolar seviyesine gerilediğini gördük. Söz konusu haftada 2,75 milyar dolar eurobond ihracının da TCMB’nin ‘kasasına’ girmesine rağmen döviz rezervlerinin azalması oldukça dikkat çekici. Bir adım daha geriye gidersek 16 Aralık haftasında brüt rezervlerin 85,6 milyar dolar olduğu düşünülürse brüt rezervlerin son 5 haftada 6,4 milyar dolar azaldığını not etmek gerekiyor. TCMB her ne kadar arz ve talep koşullarında oyun kurucu konumunda olsa da, döviz talebinin de güçlü olduğunu anlıyoruz.

Rezervlerdeki gerilemeye paralel geride bıraktığımız haftanın ikinci yarısında TCMB bankaların zorunlu karşılık yükümlülükleri üzerinde tuttukları yabancı cinsi yabancı serbest hesaplar için %4,5 faiz ödeyeceğini açıkladı. Ayrıca, üç ay üzeri TL mevduatta ve yıl sonuna kadar yurt dışından temin edilen altı aydan uzun yabancı para yükümlülüklerin zorunlu karşılık oranını da sıfırladı. Karar sonrası TL mevduat faizlerinin %25-30 seviyesinin üst bandına doğru yükseldiğini tecrübe ettik.

TCMB Başkanı Kavcıoğlu Cuma günü Türkiye İhracatçılar Merkezi Başkanı ile görüşmesi ardından ‘katlı kur’ seviyesi konuşulmaya başlandı. Malumunuz, ihracatçı, ihracat bedelinin %40’nı TCMB’ye satmakla yükümlü. Söz konusu bedele de daha yüksek bir kur seviyesi uygulanmasının gündemde olduğunu bizzat Uğur Gürses’in kaleminden de okuduk.

Sn. Cumhurbaşkanı Erdoğan kişi ve kurumların vergi ve prim yükümlülükleri başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarına olan borçlarının cezalarını kaldırılacağını ifade ederek, “Yapacağımız düzenlemeyle tüm bu borçları belirli bir oranla güncelleme ve taksitle ödeme imkanı getiriyoruz. Davalı vergi ve prim dosyaları da bu kapsamda olacağı için taraflara ihtilafları sonlandırma fırsatı veriyoruz. Teklifle, matrah artırımı ve işletme kayıtlarının düzeltilmesini de sağlıyoruz” dedi. Not edelim ki, dün Türkiye’de açıklanan tüketici güveni Ocak ayında %4,6 artış kaydederek son 16 ayın zirvesine yükseldi. Asgari ücret artışı, EYT gibi başlıkların tüketicinin beklentilerini olumlu etkilediğini düşünüyoruz.

Biraz da yurtdışı piyasalara bakalım. Avrupa Merkez Bankası (ECB) yetkililerinin parasal sıkılaştırma yanlısı açıklamaları ve euro bölgesinde hafif bir resesyon görüleceği tahmininin yapılmasıyla EUR haftanın ilk iş gününe son 9 ayın zirvesini test ederek başlarken, günün ilerleyen saatlerinde ECB politika yapıcılarından gelen çelişkili açıklamalar faiz oranı artışları hakkında farklı görüşler ortaya koyarken, önümüzdeki hafta yapılacak 50 bsp artışın ötesindeki hareketlere yönelik kafalar da iyice karıştı.

Öte yandan, ılıman hava koşulları, hızla gerileyen doğalgaz fiyatları ve Çin’in yeniden ‘açılması’ EUR’ya destek sağlarken, doların piyasa kuru olan sepet bazında DXY’de 102 seviyelerini önemle takip ediyoruz. Dün sabah saatlerinde 1,0925 seviyesini test eden EUR, günün ikinci yarısında 1,0850 seviyesine geri çekildi. EUR’da 1,1275 seviyesine varacak olası bir yükselişi göz ardı etmeden, kartlarımızı dikkatli oynamaya çalışacağız. Kıymetli madenler cephesinde ise altının güçlü, gümüşün ise göreceli zayıf seyri korunmaya devam ediyor. Özellikle altın gümüş rasyosunun seneye altın lehinde başlaması, gümüşün ayağına âdeta pranga bağladı. Altın cephesinde teknik mânâda yukarıda 1,965 usd/ons seviyesini takip ediyoruz.

Yeni gün başlangıcında, Asya piyasalarının büyük bir kısmı (Çin, Hong Kong, Singapur, Güney Kore) yeni yıl tatili nedeniyle kapalı konumda olurken, gösterge endeksi Tokyo borsası YEN’in değer kaybına paralel bu sabah %2 artışla ön plana çıktı. ABD’de ise Nasdaq endeksi dün geceyi %2 artışla tamamlayarak pozitif ayrıştı. Asya ile Avrupa hisse senedi endeksleri 2023 yılında çift haneli getiriler sunarken, ABD hisse senedi piyasalarına nazaran olumlu anlamda ayrıştığını da (FED faktörü nedeniyle) not etmek gerekiyor.

Bu arada, yurtdışı piyasalarda resesyon fiyatlamasının güç kazanmasına paralel dün Spotify, işgücünün %6’sını işten çıkarmayı planladığını aıçıklarken, son dönemde binlerce kişiyi işten çıkaran Alphabet (Google), Amazon ve Microsoft gibi teknoloji şirketlerinin arasına katıldı. Bugün veri takviminde dünya genelinde açıklanacak imalat ve hizmet sektörü PMI verileri takip edilebilir. Mikro cephede ise ABD’de açıklanacak şirket finansalları arasında Microsoft ve General Electric önemle takip edilecektir.

 

 

iktisatbank.com


Umuyoruz ilginizi çeken, güzel bir içerik sunabilmişizdir.

Yorum yapın