Döviz hesaplarından çıkan milyarlar nereye gidiyor? – 2022

Merhaba,

Eski Ziraat Bankası yöneticisi Şenol Babuşcu, döviz hesaplarından ‘yastık altına’ doğru kayışın Merkez Bankası’nın baskısından kaynaklandığını söyledi. Babuşcu, talep nedeniyle bankalarda kiralık kasa kalmadığını söyledi.

Ekonomist İris Cibre’yse iktidarın talimatıyla yurt dışına ufak paraların gönderiminin bile ciddi sorgulandığına dikkat çekerek ”Bu durum insanların biraz yastık altına gitmesine, yurt dışında mülk almalarına ya da farklı yollarla yurt dışına çıkışlarına neden olmuş gibi görünüyor” dedi.

Borsadaki gelişmelere de değinen Cibre ”Bu sene volatilite yılı olacak. Düşüşler de sert olacak yükselişler de” dedi.

Dün açıklanan verilere göre 30 Aralık haftasında yurt içi yerleşiklerin pariteden arındırıldığında döviz mevduatı 3,1 milyar düştü. Böylelikle son iki ayda döviz mevduatlarından 27,7 milyar dolar çıktı. Aynı dönemde kur korumalı mevduatlar 47,9 milyar TL düştü.

Bu durum sonrası ekonomistler, borsanın da dalgalı seyirle rekor seviyeden düştüğü bir ortamda bu büyüklükte bir paranın nereye gittiğini soruyor.

‘Paralar yastık altına gitti’

Ekonomi gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, yazısında 27,7 milyar doların önemli bir kısmının ‘yastık altına’ gittiğini belirtti: ”Bu paranın bir kısmı dış borç ödemesine gitti, bir kısmı borç için değilse de yine yurt dışına gitti; belki kur artmıyor diye TL mevduata geçenler oldu, altın alanlar oldu, borsaya yönelenler oldu, parası fazla olanlar gayrimenkulü tercih etti. Ağırlıklarını tam olarak tabii ki bilemeyiz ama bunların hepsi de yaşanmıştır, yaşanıyordur. Ama bir olasılık daha var; bu paranın önemli bir kısmı da yastık altına, kasalara gidiyordur.

‘Sisteme güvensizliğin göstergesi’

Son dönemde banka kasalarına rağbetin çok arttığı belirtiliyor. İşte bu, sisteme olan güvensizliğin çok tipik bir göstergesidir. Sahip olduğu dövizi banka hesabında tutmak yerine bankanın kasasında tutmak önemli bir tercih değişikliğidir ve vatandaşın güvensizliğini ortaya koyar. Bunun bir adım ötesi, banka kasalarından tümüyle yastık altına geçmek olur.”

Eski Ziraat yöneticisi: Dövizden çıkış MB’nin baskısından

Merkez Bankası’ndan bankalara gönderilen belgeyle mevduat/katılım payı oranı yüzde 50’den düşük olan bankaların zorunlu karşılıklarına yüzde 8 komisyon uygulanacağı bildirilmişti. Bankaların bunu ödememek için müşterilerine baskı uyguladığı bildiriliyor.

Ziraat Bankası eski genel müdür yardımcısı Prof. Dr. Şenol Babuşcu, döviz mevduatlarından çıkışın arkasında bankaların bu baskı ve ‘ikna’sının bulunduğunu belirtti.

Diken’e konuşan Babuşcu şunları söyledi: ”Müşterilere ya TL mevduata geçmelerini ya da döviz mevduatlarını çekmeleri söyleniyor. Döviz hesaplarındaki çözülüşte ilk olarak bunun etkisi var. Diğer yandan döviz mevduatının faizlerini yüzde 1’in altına çektiler. Bunun da etkisi var. Bu para önemli ölçüde yastık altına gitti. Bir miktar da Merkez Bankası’na gitmiş olabilir. MB rezervlerinde son aylarda artış vardı. Merkez, dövizi tutabilmek için piyasaya bunu yeniden satmıştır.”

Prof. Babuşcu, kiralık kasalara talebine dair elinde resmi bir veri olmasa da buna talebin arttığını bildiğini aktardı: ”Talep nedeniyle kiralık kasa bulunmuyor. Yani paralar yastık altına gidiyor. Çıkan paraların büyük kısmının borsaya gittiğini düşünmüyorum. Bu yüzde 4-5 oranla sınırlı kalmıştır.”

Merkez Bankası’nın mevduatlara komisyon sınırını yüzde 60’a çekmeyi planladığını belirten Babuşcu, bu durumda bankaların 10 puan TL mevduatı artırması ya da dövizi azaltması gerekeceğini belirtirken, ‘kaçış’ın artacağını söylüyor: ”Sermaye kontrolü uzak olsa da adım adım oraya doğru giden davranışlar var. Piyasa ekonomisinden sapmalar var. Bunlar kontrollü piyasa ekonomisine doğru gidişler. Riskli bir ortamdayız, seçime gidiyoruz ve güvensizlik ortamında vatandaşlar etkileniyor. Yatırımcılar en ufak bir şeyden etkileniyor.”

Ekonomist Cibre: Baskı devam ederse miktar artar

Ekonomist İris Cibre, döviz hesaplarından 27,7 milyar dolarlık çıkışın bir kısmının yılın son haftasında ticarilerin yabancı para kredi kapatmalarından kaynaklandığını söyledi. Cibre, bu paranın bir kısmının borsaya girdiğini belirtti: ”Geride kalan en az 20 milyar dolarlık bir miktar karşımıza çıkıyor. Peki bu nereye gitti? Bir kısmı borsaya gitti. Ama bunu ölçemiyoruz. Son dönemde 50 bin dolar üstüne yurt dışı transfer konusunda talimatlar gittiğini, ufak paraların gönderimine bile ciddi sorgular yapıldığını görüyoruz. Bu durum insanların biraz yastık altına gitmesine, yurt dışında mülk almalarına ya da farklı yollarla yurt dışına çıkışlarına neden olmuş gibi görünüyor. Ekonomi yönetimi sistemi sıkıştırmaya devam ettikçe döviz hesaplarından çıkan miktar artabilir.”

‘Hükümetin elinde sadece borsa kaldı’

Hükümetin borsayı bir ekonomik gösterge olarak ileri sürdüğünü belirten Cibre, düşüşün sürmesini bekliyor: ”Para nereye kaçacak? Para getiri arıyor. Şu anda hiçbir yerde getiri yok. 30 Aralık’tan beri borsada da kar yok. Ancak bu düşüşün kalıcı olduğunu sanmıyorum. Hükümet, borsayı bir ‘ekonomi’ göstergesi olarak sunmaya çalışıyor. Yani hükümetin elinde sadece borsa kaldı. O yüzden borsanın düşmesine izin vereceklerini sanmıyorum. Arada ‘düzeltmeler’ olacaktır yatırımcı çekmek amacıyla. Çünkü fiyatlar yüksek olunca insanlar alım yapamıyor. Arada insanlara düşüşü hissettirip alın diyeceklerdir.”

‘Düşüşler de sert olacak yükselişler de’

2023’te borsanın gidişatıyla ilgili öngörüsü ”Bu sene volatilite yılı olacak” diyen Cibre, şunları söyledi: ”Düşüşler de sert olacak yükselişler de. Fiyatlar da çok yükseldiği için kotasyonlar düşük. O yüzden satış geldiğinde daha az sayıda alıcı olduğu için çok daha hızlı düşüyor. Borsa her gün yüzde 3, 5, 7 olarak yükseldi. Düşüşü de doğal olarak böyle olacak.

Dün borsa yüzde 7 düştü. Aslında çok sert bir düzeltme. Bizi bunlara alıştırdıkları için bu düşüş de dünyanın sonu gibi gözükmüyor. Artık borsa da borsalıktan çıkmış durumda. Dün neden düşmüştü ve bugün neden tekrar yukarıda sorularına cevap vermek zor.”

Seçimden sonraki senaryo ne olur?

Ekonomideki bu gelişmelerle birlikte Türkiye’nin gündeminde artık erken seçim de var. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da dün ”Erkene alabiliriz” dedi.

Peki seçim sonrası ekonomiyi hangi senaryolar bekliyor.

Habertürk yazarı Abdurrahman Yıldırım, seçimleri iktidarın kazanması halinde dokuz ay sonraki yerel seçimlere dikkat çekip ekonomi politikasında ciddi bir değişikliğin olmayacağını yazdı.

Bu durumda yerli yatırımcının gidebileceği tek adresin yine borsa olduğunu belirten Yıldırım, yerel piyasanın yerel seçimlere kadar aynı doğrultuda ilerleyeceğini söyledi.

Seçimleri muhalefet kazanırsa?

Yıldırım, seçimleri muhalefetin kazanması durumunda yabancı yatırımcının dönebileceği ihtimaline değiniyor: ”Muhalefet kazanırsa klasik ekonomi politikalarına geri dönüş olur. Batı dünyasının ve piyasaların kabul ettiği bu politikalar aynı zamanda yabancı sermayenin yeniden Türkiye’ye ilgi duymasına yol açabilir. Borsa da son yıllarda büyük eksikliğini hissettiği yabancı yatırımcı ayağına yeniden kavuşabilir. Hatta yoluna iki ayaklı devam etmeye başlar. Yerli yatırımcıların yanına yabancı ayağı eklendiğinde, muhalefetin iktidara gelmesi halinde de, borsanın yolunun açık olduğunu ve uzun vadeli döngüsünü tamamlayabileceğini düşünüyoruz.”

 

diken.com


Umuyoruz ilginizi çeken, güzel bir içerik sunabilmişizdir.

Yorum yapın